Page 16 - Efsane
P. 16
JUNE
SAAT: 13:47
DRAKE ÜNİVERSİTESİ, BATALLA BÖLGESİ.
GÖLGEDE SICAKLIK: 22 °C
DEKAN SEKRETERİNİN OFİSİNDE OTURUVORDU. YİNE KAPININ
buzlu camından bakınca neler döndüğünü anlamak için bekleyen bazı sınıf
arkadaşlarımı görebiliyordum. (Hepsi de son sınıf ve benden en az dört yaş
büyüktü.) İçlerinden birkaçı beni askerî eğitim dersi sırasında tehditkâr bir çift
nöbetçi tarafından sınıftan yaka paça çıkarılırken gördü. (Bugünkü ders: XM-
621 tüfeği nasıl doldurulup boşaltılır.) Her seferinde de haberler kampüse
yayılırdı.
Cumhuriyet’in gözde minik dehasının başı yine belada.
Dekanlık sekreterinin bilgisayarından gelen zayıf uğultu dışında ofis sessizdi. Bu
odadaki bütün detayları ezbere biliyordum (Dakota’dan ithal özel kesim mermer
zemin, 324 plastik karoyla kaplı tavan, ofisin arka duvarında asılı duran ihtişamlı
Seçmenin portresinin her iki tarafındaki 6 metrelik gri perdeler, yan duvarda sesi
kapatılmış ve "HAİN ‘VATANSEVERLER’GRUBU YEREL ORDU ÜSSÜNÜ
BOMBALADI, BEŞ ÖLÜ”ve ardından “CUMHURİYET HILLSBORO
MUHAREBESİNDE KOLONİLERİ YENDİ” yazan 30 inçlik ekran). Dekan
sekreterinin Arisna Whitaker masasınmda oturuyor, |parmakları masanın
camında geziniyordu; raporumu yazdığından emindim. Bu dönem içindeki
dördüncü raporum olacaktı. Bahse girerim ki bir dönem içinde sekiz rapor alıp
da okuldan atılmayan tek Drake öğrencisiydim.
Bir süre sonra, “Dün elinizi mi incittiniz, Bayan Whitaker?” dedim.
Bana bakmak için yazmayı kesti. “Bunu da nereden çıkardınız, Bayan Iparis?”
“Tuşlara düzensiz basıyorsunuz. Sol elinizi daha çok kullanıyorsunuz.”
Bayan Whitaker iç geçirip arkasına yaslandı. “Evet, June. Dün kivaball oynarken
bileğimi burktum.”
“Bunu duyduğuma üzüldüm. Bileğiniz yerine kolunuzu sallamalısımz.”