Page 21 - Efsane
P. 21

açmam.”

               “İyi denemeydi. Mezun olup kendi devriyene atanmadan hiçbir yere
               gitmiyorsun.”


               Dilimi tuttum. Metias beni geçen sene bir kez -sadece bir kez- bir görev için
               seçmişti: Drake’in bütün üçüncü sınıf öğrencileri, atandıkları birliği takip etmek
               zorundaydı. Komutanı, Metias’ı Kolonilerden gelen kaçak bir savaş esirini
               öldürmesi için gönderdi. O da yanına beni aldı ve birlikte savaş esirini
               bölgemizin iyice içine, Cumhuriyet ve Kolonileri ayıran tel örgüler ve

               Dakota’dan Batı Texas’a kadar süren kara parçasından ve hava gemilerinin
               gökyüzünde nokta gibi durduğu cepheden uzağa kadar kovaladık. Montana,
               Yellowstone City’deki bir sokağa kadar izini sürdüm ve Metias da onu vurdu.

               Bu kovalamaca sırasında üç kaburgamı kırdım, bir de bacağıma bıçak saplandı.
               O günden sonra Metias beni bir daha hiçbir yere götürmedi.


               Metias sonunda tekrar konuşmaya başlayınca, sesi istemeden de olsa meraklı
               geliyordu. “Söyle bakalım,” diye fısıldadı. “O on dört katı ne kadar sürede
               tırmandın?”


               Thomas gırtlağından durumu onaylamadığını gösteren bir ses çıkarttı ama ben
               sırıtmaya başladım. Alevler dinmişti. Metias beni yine seviyordu. “Altı dakika,”
               diye ağabeyime fısıldadım. “Kırk dört saniye. Sence nasıl?”


               “Bu bir çeşit rekor olmalı. Ama böyle bir şeyi yapmamalıydın elbette.”

               Thomas kırmızı ışıkta jipi tam çizginin önünde durdurup Metias’a bitkin bir
               bakış attı. “Yapmayın, yüzbaşı,” dedi. “June -ah- Bayan Iparis’i kurallara
               uymadığı için övmeye devam ederseniz hiçbir şey öğrenemeyecek.”


               “Endişelenme, Thomas.” Metias uzanıp sırtına hafifçe vurdu. “Arada bir
               kurallara uymamak tabii ki tolere edilebilir, özellikle Cumhuriyet için
               becerilerini geliştirmek amacıyla yapıyorsan. Kolonilere karşı zafer. Değil mi?”


               Yeşil ışık yandı. Thomas gözlerini yola çevirdi (görünüşe göre gaza basmadan
               önce içinden üçe kadar sayıyordu). “Doğru,” diye mırıldandı. “Yine de Bayan
               Iparis’i ne konuda cesaretlendirdiğinize dikkat etmelisiniz, özellikle de artık
               anne babanız yanınızda olmadığı için.” Metias’ın ağzı ince bir çizgi halini aldı
               ve gözlerinde tanıdık, gergin bir bakış belirdi.
   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26