Page 187 - Gizli El Bosna'da
P. 187
SAVAfi, KATL‹AM VE D‹PLOMAS‹ 185
Kissinger'›n S›rplara verdi¤i tüm bu ›srarl› destek, baflta da belirtti¤imiz
gibi, S›rplar› kollayan Bat› içindeki "gizli el"in kimli¤ini de ayd›nlat›yordu.
Kuflkusuz, Kissinger tek bafl›na o "gizli el" de¤ildi; "gizli el"in önemli bir tem-
silcisi ve teorisyeniydi yaln›zca.
Bu "gizli el"in S›rplara olan sempatisi ve Müslümanlara olan antipatisi
nereden kaynaklan›yordu acaba? Önceki bölümde buna de¤inmifl ve "gizli el"i
Belgrad'a yaklaflt›ran stratejik faktörün Bosna'daki "Yeflil Tehlike" oldu¤unu
belirtmifltik. Peki Yeflil Tehlike'nin, hem de Bosna gibi küçük bir ülkede "semp-
tomlar›n›" göstermesi, Judeo-Masonik kompleks aç›s›ndan neden bu kadar
önemliydi?
"Gizli El" ve Yeflil Tehlike
Önceki sayfalarda Kissinger'›n temsil etti¤i ve Bat›l› güçlerin S›rp yanl›-
s› eylemlerinin gerçek mimar› olan "gizli el"in kimli¤ini analiz etmifltik. Bu güç
oda¤›, CFR, Trilateral Komisyonu ya da Bilderberg Grup gibi örgütlenmelerle
kendini temsil eden Judeo-masonik kompleksti. Tarihsel ve yap›sal yönden
tam anlam›yla masonik bir hareket olan Çetnik hareketiyle kurdu¤u dirsek te-
mas›, bu masonik ba¤lant›n›n bir sonucuydu. II. Dünya Savafl› y›llar›nda S›rp
masonlar›n›n önderlik etti¤i Çetnik hareketi nas›l Bat›daki masonik kompleks-
ten ve onun OSS gibi araçlar›ndan destek bulduysa, Milo§evi¡'in önderli¤inde-
ki ça¤dafl Çetnik hareketi de yine ayn› kompleksin araçlar›ndan destek bulu-
yordu.
Peki ama Belgrad'a verilen tüm bu deste¤in, "masonik dayan›flma"dan
baflka bir anlam› yok muydu?
Vard› elbette. ‹ki taraf aras›ndaki örtülü ittifak, yaln›zca ortak bir kimli¤e
ve felsefeye sahip olmalar›ndan de¤il, ayn› zamanda kendilerine ayn› düflman›
belirlemifl olmalar›ndan kaynaklan›yordu; Yeflil Tehlike. "Gizli el" ile Belgrad'›
birlefltiren iki faktörden biri masonluk, di¤eri ise "anti-‹slamizm"di. (Asl›nda bu
iki faktörün de birbirleriyle çok yak›ndan ilgili oldu¤u söylenebilir).
Asl›nda bu ikinci faktör "gizli el"in yaln›zca Balkanlar'da de¤il, çok
daha genifl bir co¤rafyada izledi¤i stratejinin bir parças›yd›. "Gizli el", ya da
daha aç›k konuflmak gerekirse Bat›daki masonik kompleks, uzunca bir süredir
kendisine yönelen en büyük global stratejik tehdidin ‹slam'dan geldi¤ini
düflünüyordu. Hatta bu kompleksin en önemli kurumlar›ndan biri olan Trila-
teral Komisyonu'nun kurulmas›nda da bu endiflenin önemli bir yeri vard›.
Komisyon, önceki bölümde de¤indi¤imiz gibi, o zamana kadar dünya siyase-
tini belirleyen Do¤u-Bat› çat›flmas›n› ortadan kald›r›p, "Güney"den gelen teh-
dide karfl› zengin Kuzey ülkelerini tek bir safta toplamay› öngörüyordu. Bu