Page 189 - Gizli El Bosna'da
P. 189

SAVAfi, KATL‹AM VE D‹PLOMAS‹                  187


             has› Bosna'daki Müslüman toplumu, ‹slam dünyas›n›n di¤er co¤rafyalar›nda
             kolay kolay rastlanamayacak kadar seçkin—iyi e¤itimli, kültürlü ve flehirli—
             bir toplumdu.
                  Tüm bu tabloya bakarak flunu söylemek mümkündü: Belgrad'›n arka-
             s›ndaki "gizli el"i oluflturan Judeo-masonik kompleksin Bosna konusundaki
             politikas›, global düzeyde uygulad›¤› anti-‹slami stratejinin bir parças›yd›.
             Sovyetler Birli¤i'ne karfl› uygulanm›fl olan "kuflatma" (containment) stratejisi-
             nin bir benzeri flimdi de ‹slam'a karfl› kullan›l›yordu ve Bosna bunun hedefi
             olmufltu.
                  Söz konusu kompleksin en önemli beyinlerinden olan Kissinger'›n Bos-
             na d›fl›ndaki bölgeler hakk›nda ortaya koydu¤u görüfllere göz att›¤›m›zda da
             bunu teyid eden bir vizyonla karfl›laflmak mümkündü. Balkanlar'da S›rplarla
             elele vererek Müslümanlar› etnik temizli¤e tabi tutmaktan yana olan Kissin-
             ger, Orta Asya'da da ‹slam'a karfl› Yeltsin'in Rusyas› ile ittifak kurma tarafta-
             r›yd›. Henüz 1992 y›l›nda yapt›¤› bir aç›klamada, Orta Asya konusunda ABD
             ile Rusya Federasyonu'nun ç›karlar›n›n uyufltu¤unu vurgulayarak "Orta As-
             ya'da ‹slami radikalizmin yay›lmas› halinde bunun Ortado¤u'yu da etkileye-
             ce¤ini" söylemifl, "‹slami radikalizmin en fliddetli biçimde Rus ç›karlar›na da
             ayk›r› oldu¤unu, dolay›s›yla Washington'›n Moskova ile ifl birli¤i yapabilece-
             ¤ini" aç›klam›flt›. 81
                  Kissinger, S›rplardan sonra Ruslar› da ekledi¤i "müttefikler" listesine,
             öte yandan Yunanistan'› da katma e¤iliminde gözüküyordu. Bu durum, Yunan
             lobisinin ‹ngiliz The Guardian gazetesinde yay›nlad›¤› tam sayfa "aç›k mek-
             tup"ta belli oluyordu. "Avrupa Toplulu¤u'nun Devlet Baflkanlar›na ve Hükü-
             metlerine" diye bafllayan mektupta Yunan lobisi, paranoid saplant›s› durumu-
             na gelmifl olan "Makedonya'n›n Makedonya ismiyle tan›nmamas› gerekti¤i,
             bunun Yunanistan'a ait bir ad oldu¤u" tezini savunuyordu. Mektupta bu ko-
             nuda çeflitli "neden"ler s›raland›ktan sonra, önemli bir "otorite"den, Henry Kis-
             singer'dan flu al›nt› yap›l›yordu: "Yunanl›lar›n bu ismin (Makedonya) kullan›l-
             mas›na karfl› ç›kmas› bence tümüyle hakl›d›r. Neden mi? Çünkü ben tarihi bi-
             liyorum ve tarih bunu söylüyor." 82
                  ‹flte ABD'nin Balkan politikas›n› Bosna'daki savafl boyunca S›rplar lehi-
             ne etkileyen güç, Kissinger taraf›ndan temsil edilen bu Judeo-masonik ve do-
             lay›s›yla anti-‹slami kompleksti. (Nitekim, "Bosna'n›n yan›nda" gözükmek ve
             böylece mevcut gerçekleri gizlemek için en yo¤un propaganda flovlar›n› ya-
             panlar da yine ayn› kompleksin üyeleriydi, Alt›nc› Bölüm'de de¤inece¤iz).
                  Ancak, bu kompleksin gözü kapal› bir "Müslümanlar› yok etme" takti¤i
             uygulad›¤› söylenemezdi. Bunu yapmayacak kadar zekiydiler. Bosna'n›n ulus-
             lararas› bir konu haline geldi¤ini ve burada izleyecekleri politikan›n tüm dün-
   184   185   186   187   188   189   190   191   192   193   194