Page 526 - Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat
P. 526

528                                                                                      BEDİÜZZAMAN   SAİD   NURSİ


          bu millete dostluğunu iade ve takviyesine te'sirli bir surette çabalayan ve
          Diyanet riyasetinin Ulemâsı, tenkid niyetiyle, dahiliye vekilinin emriyle
          üç ay tedkikten sonra, tenkid etmiyerek tam kıymetini takdir edip "Kıy-
          metdar  Eser"  diye,  diyanet  kütübhanesine  konulan  Zülfikar  ve  Asâ-yı
          Mûsa gibi Nur Eczalarını, evrak-ı muzırra gibi toplayıp mahkeme eline
          vermeğe acaba hiç bir kanun, hiç bir vicdan, hiç bir insaf buna müsaade
          eder mi?…

              Sekizincisi:  Yirmi  sene  sıkıntılı  ve  sebebsiz  bir  nefiyden  sonra
          serbestiyet  verildiği  vakit,  binler  akraba  ve  ahbabı  bulunan  doğduğu
          memleketine gitmeyerek; gurbeti, kimsesizliği tercih edip -tâ ki, dünya ve
          hayat-ı  içtimaiyeye  ve  siyasete  temas  etmesin-  ve  çok  Sevablı  olan
          Câmideki  Cemaatın  Hayrını  bırakıp  odasında  yalnız  oturmasını  tercih
          eden, yani halkın hürmetinden çekinmek gibi bir hâlet-i ruhiyeyi taşıyan
          ve yirmi sene hayatının şehadetiyle ve yüzbinler kıymetdar Türk zâtların
          tasdikıyla,  bir  dindar  müttaki  Türkü,  lâkayd  çok  Kürdlere  tercih  eden;
          hattâ  mahkemede,  Hâfız  Ali  gibi  kuvvetli  Îmanı  bulunan  Türk  Kardeş-
          lerini,  yüz  Kürde  değiştirmediğini  isbat  eden  ve  hürmet  ve  ihtiram
          görmemek  için  zaruret  olmadan  halklarla  görüşmeyen  ve  Camie  gitmi-
          yen ve kırk seneden beri bütün kuvvetiyle ve Âsâriyle İslâmiyetin Uhuv-
          vetine ve Müslümanların birbirine Muhabbetine çalışan ve şedit düşmanı-
          na  karşı  menfî  hareket  etmeyen  ve  hatta  onunla  meşgul  olmayarak
          bedduayı dahi etmeyen bir adam hakkında, resmî lisanla, ihanet için bir
          propaganda yapmak, dostlarını ürkütmek için, "O Kürttür, siz Türksünüz;
          o  Şâfiîdir,  siz  Hanefîsiniz"  deyip,  halkları  ürkütüp  ondan  çekindirmeğe
          hangi maslahat, hangi kanun müsaade eder?

              Dokuzuncusu: Çok mühimdir, kuvvetlidir; fakat siyasete teması için
          sükût ediyorum.

              Onuncusu: Bu da, hiçbir kanun müsaade etmediği ve hiç bir mas-
          lahat bulunmadığı halde, sırf mânasız evhamdan ve bir habbeyi kubbeler
          yapmakdan  ibaret,  hiçbir  kanuna  girmeyen  bir  taarruzdur.  Buna  da
          mesleğimizce bakamadığımız siyasete temas etmemek için sükût ederek,
          böylece      on      vecihle      kanunsuz      muamelelere      karşı      yalnız

           ل
             ي
                ك  و   ْلا م  ِ      و   عن    للّا    س   ب   ن ا    ْ    ح  deriz.
            ُ
                        ُ ٰ َ ْ َ
                                 َ ُ َ
               َ
                                                                    Said Nursî
                                            * * *
   521   522   523   524   525   526   527   528   529   530   531