Page 524 - Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat
P. 524
526 BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
bahaneleri cihetinde beraet kararı verip; o Kitab ve Mektubları aynen
sahiblerine iade ve Saidi, arkadaşlariyle beraber beraet ettirdikleri halde;
bir siyasî cemiyet nazariyle ve entrikacı bir siyasi adam tarzında Onu
ittiham etmek ve adliye me'murlarını Onun aleyhinde cemiyetçilik nokta-
sında sevketmek, ne kadar kanunsuz olduğunu İnsaniyeti sukut etmiyen
bilir.
Beşincisi: Bir adam ki, hakikî meslek ve meşrep ittihaz ettiği yirmi-
otuz senelik hayatında düstur kabul ettiği bir halin zıddiyle Onu itham
etmek nev'inden, kanunsuz ve keyfî bu taarruz hadisesinin mahiyeti şudur
ki: Ben, Risale-i Nur mesleğinin Esası olan Şefkat itibariyle, bir mâsuma
zarar gelmemek için, bana zulmeden cânilere değil ilişmek, hatta beddua
da edemiyorum. Hattâ en şiddetli ve garazla bana zulmeden bazı fâsık,
belki dinsiz zâlimlere hiddet ettiğim halde; değil maddî, belki beddua ile
de mukabeleden beni o Şefkat men'ediyor. Çünki o zâlim gaddarın, ya
peder ve validesi gibi ihtiyar bîçârelere, veya evlâdı gibi mâsumlara mad-
dî ve manevî darbe gelmemek için, o dört beş mâsumun hatırına binaen o
zâlim gaddara ilişmiyorum; bazan da Helâl ediyorum.
İşte bu Sırr-ı Şefkat içindir ki, idare ve âsâyişe kat'iyen ilişmediğim
gibi, bütün arkadaşlarıma da o derece tavsiye etmişim ki, üç vilâyetin
insaflı zâbıtalarının bir kısmı îtiraf etmişler ki: "Bu Nur Şâkirdleri mânevî
bir zâbıtadır; idare ve âsâyişi muhafaza ediyorlar" dedikleri ve bu
Hakikata binler şâhid ve yirmi sene hayatiyle tasdik ve binler Şâkirdlerin
de zâbıtaca hiç bir vukuat kaydetmemesi ile tasdik ve te'yid ettikleri
halde; o bîçâre Adamın, ihtilâlci ve insafsız bir komiteci gibi Menzilini
basmak ve insafsız adamlar Ona ihanet etmek ve Menzilinde bir şey
bulunmamakla beraber; yüz cinayeti bulunan bir adam gibi, hattâ Kur'ânı
ve başındaki Levhalarını evrak-ı muzırra gibi toplamak, acaba dünyada
hangi kanun müsaade eder?
Altıncısı: Bundan otuz sene evvel, Cenab-ı Hakk'ın İnayetiyle,
dünyanın muvakkat şan ü şerefinin ve enaniyetli hodfüruşluk ve şöhret-
perestliğin ne kadar zararlı ve ne kadar faidesiz ve mânasız olduğunu -
hadsiz şükr olsun ki- Kur'ân'ın Feyziyle anlamış bir adam; o zamandan
beri bütün kuvvetiyle nefs-i emmaresiyle mücadele edip, mahviyetle
benliğini bırakmak ve tasannu ve riyakârlık yapmamak için elden geldiği
kadar çalıştığına, Ona hizmet veya