Page 40 - Cahiliye Toplumunu Terketmek
P. 40

kalbine huzur ve genifllik verdi¤i bir mümin olmak, kendini öz-
          gür zannederek da¤ bay›r dolaflan, s›n›r tan›mayan, Allah’›n da
          kalbini daralt›kça daraltt›¤›, s›kt›kça s›kt›¤› bir inkarc› olmaktan,
          kuflkusuz çok daha hay›rl›d›r.
              Peygamber döneminde, bafllang›çta nefislerine uyarak sa-
          vafltan geri kalan üç müslüman›n kalplerine Allah taraf›ndan bir
          uyar› olarak verilen s›k›nt› ve darl›k da, fiziksel özgürlü¤ün ruhi
          özgürlük olmad›kça hiçbir anlam ifade etmedi¤inin en güzel
          örne¤idir:
              (Savafltan) Geri b›rak›lan üç (kifliyi) de (ba¤›fllad›). Öyle ki,
              bütün geniflli¤ine ra¤men yeryüzü onlara dar gelmiflti, nefis-
              leri de kendilerine dar (s›k›nt›l›) gelmiflti ve O’nun d›fl›nda
              (yine) Allah’tan baflka bir s›¤›nacak olmad›¤›n› iyice anlad›-
              lar. Sonra tevbe etsinler diye onlar›n tevbesini kabul etti.
              fiüphesiz Allah, (yaln›zca) O, tevbeleri kabul edendir, esirge-
              yendir. (Tevbe; 118)

              Buraya kadar anlatt›klar›m›zdan müminin dünyada zindan
          hayat› yaflayaca¤›, fakat bundan memnunluk duymas›, bütün
          gün evde oturup s›k›c› ortamlarda bulunmas›, bir lokma bir h›r-
          kayla idare etmesi gerekti¤i gibi ters anlamlar ç›karmak da kifliyi
          fleytani bir karamsarl›¤a sürükler. Kastedilen bellidir: Mümin
          her an›n› Allah’›n hoflnutlu¤una en uygun hareketi yaparak de-
          ¤erlendirmeli, nefsinin arzular›n› tatmin etmek için Allah’›n s›-
          n›rlar›ndan asla taviz vermemelidir. Allah onu y›llarca zindanda
          da tutsa, dünya hakimi de yapsa Allah’a olan ba¤l›l›¤›ndan, tak-
          vas›ndan, iman›ndan ve ahlak›ndan hiçbir fley kaybetmemelidir.
              Gerçek bir mümin, bu dünyadaki her nimetin, her s›k›nt›-
          n›n, her ortam›n, her durumun kendisinin nas›l davranaca¤›n›n
          denenmesi için yarat›ld›¤›n› bilir. Küfür ise, her ne kadar görü-
          nüflte refah içinde, s›n›r tan›maz bir yaflam sürse de sonunda,
          “elleri boyunlar›na ba¤l› olarak, (cehennemin) s›k›fl›k bir yerine

                                     42
   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45