Page 470 - Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat
P. 470

472                                                                                      BEDİÜZZAMAN   SAİD   NURSİ


          en  büyük  bir  Vazife-i  Milliye  ve  Vataniye  bildiğimizden;  bu  zamanın
          İnsanlarını değil, o zamanın İnsanlarını düşünüyoruz.

              Evet efendiler! Gerçi Risale-i Nur sırf Âhirete bakar; gayesi Rıza-yı
          İlâhî  ve  Îmanı  kurtarmak  ve  Şâkirdlerinin  ise,  kendilerini  ve  vatandaş-
          larını  idam-ı  ebedîden  ve  ebedî  haps-i  münferidden  kurtarmaya
          çalışmaktır,  fakat,  dünyaya  aid  ikinci  derecede  gayet  ehemmiyetli  bir
          Hizmettir; ve bu millet ve vatanı anarşilik tehlikesinden ve Nesl-i Âtînin
          bîçareler kısmını dalâlet-i mutlakadan kurtarmaktır. Çünki, bir Müslüman
          başkasına  benzemez.  Dîni  terkedip  İslâmiyet  Seciyesinden  çıkan  bir
          Müslim;  dalâlet-i  mutlakaya  düşer,  anarşist  olur,  daha  idare  edilmez.
          Evet, eski Terbiye-i İslâmiye'yi alanların yüzde ellisi meydanda varken
          ve An'anât-ı Milliye ve İslâmiye'ye karşı yüzde elli lâkaydlık gösterildiği
          halde, elli sene sonra, yüzde doksanı nefs-i emmareye tâbî olup millet ve
          vatanı anarşiliğe sevketmek ihtimalinin düşünülmesi ve o belâya karşı bir
          çare taharrîsi, yirmi sene evvel beni siyasetten ve bu asırdaki İnsanlarla
          uğraşmaktan  kat'iyyen  men'ettiği  gibi;  Risale-i  Nur'u,  hem  Şâkirdlerini,
          bu zamana karşı alâkalarını kesmiş; hiç onlarla ne mübareze, ne meşgu-
          liyet yok.

              Mâdem Hakikat budur, adliyelerin, değil beni ve onları itham etmek;
          belki,  Risale-i  Nur'u  ve  Şâkirdlerini  himaye  etmek  en  birinci  vazifele-
          ridir. Çünki onlar bu millet ve vatanın en büyük bir Hukukunu muhafaza
          ettiklerinden, onların karşısında, bu millet ve vatanın hakikî düşmanları
          Risale-i  Nur'a  hücum  edip,  adliyeyi  şaşırtıp,  dehşetli  bir  haksızlığa  ve
          adaletsizliğe sevkediyorlar. Küçücük iki nümunesini beyan ediyorum.

              Ezcümle:  Hapisteki  arkadaşlarımdan,  Selâm  Kelâmdan  ibaret  ve
          Arabî bir Risalemin fiatı olan on banknotu, buradaki bir adama gönderip;
          tâ  Isparta'da  Tab'  masrafını  veren  o  Nüshalar  sahibine  verilsin  diyen
          Mektubu yüzünden; hem adliye, hem hükûmet bana sıkıntılar verip; hem
          vâsıta olan adamı taharri etti. Bu sinek kanadı kadar ehemmiyeti olmayan
          bir âdi Mektubu, hem altı ay  zarfında bir tek âdi muhabereyi bu kadar
          büyük bir mes'ele suretine getirmek, elbette adliyenin şerefine, haysiye-
          tine yakışmaz.

              İkinci nümune: Benim gibi garib, ihtiyar ve zaif ve beraet etmiş bir
          misafire,    herkesi,    hattâ    Hizmetçilerini    resmen     propaganda     ile
   465   466   467   468   469   470   471   472   473   474   475