Page 617 - Risale-i Nur - Sözler
P. 617
OTUZİKİNCİ SÖZ’ÜN İKİNCİ MEVKIFI 619
ِ
ٓ
İşte " يقلاخْلا نسحَا " " ي ٓ محرلا محرَا " " بْكَا للَّٰا " meânîsi, şu
َ
ُ ه
َ
َّ
َ
ُ َ ْ
ُ َ ْ
ُ َ
mânaya da bakıyor.
Vekilin ikinci şık sualine "Beş Remiz" ile cevabdır:
BİRİNCİ REMİZ: Sualde diyor ki: "Bir şeyin zıddı olmazsa, o şeyin
nasıl kemali olabilir?
ELCEVAB: Şu sual sahibi, Hakikî Kemali bilmiyor. Yalnız nisbî bir
kemal zannediyor. Halbuki gayra bakan ve gayra nisbeten hasıl olan mezi-
yetler, faziletler, tefevvuklar; hakikî değiller, nisbîdirler, zaîftirler. Eğer
gayr, nazardan sâkıt olsalar; onlar da sukut ederler. Meselâ: Sıcaklığın nisbî
lezzeti ve fazileti, soğuğun tesiri iledir. Yemeğin nisbî lezzeti, açlık eleminin
tesiri iledir. Onlar gitse, bunlar da azalır. Halbuki hakikî Lezzet ve Muhabbet
ve Kemal ve Fazilet odur ki; gayrın tasavvuruna bina edilmesin, Zâtında
bulunsun ve bizzât bir hakikat-ı mukarrere olsun. "Lezzet-i Vücud ve
Lezzet-i Hayat ve Lezzet-i Muhabbet ve Lezzet-i Marifet ve Lezzet-i
Îman ve Lezzet-i Beka ve Lezzet-i Rahmet ve Lezzet-i Şefkat ve Hüsn-ü
Nur ve Hüsn-ü Basar ve Hüsn-ü Kelâm ve Hüsn-ü Kerem ve Hüsn-ü
Sîret ve Hüsn-ü Suret ve Kemal-i Zât ve Kemal-i Sıfât ve Kemal-i Ef'al"
gibi bizzât meziyetler; gayr olsun olmasın, şu meziyetler tebeddül etmez.
İşte Sâni'-i Zülcelâl ve Fâtır-ı Zülcemâl ve Hâlık-ı Zülkemal'in bütün
Kemâlâtı Hakikiyedir, Zâtiyedir; gayr ve masiva, Ona tesir etmez. Yalnız
mezahir olabilirler.
İKİNCİ REMİZ: Seyyid Şerif-i Cürcanî "Şerh-ül Mevakıf"ta demiş ki:
"Sebeb-i muhabbet ya lezzet veya menfaat, ya müşakelet (yâni meyl-i
cinsiyet), ya kemaldir. Çünki Kemal, Mahbub-u Lizâtihîdir." Yâni, ne şeyi
seversen ya lezzet için seversin, ya menfaat için, ya evlâda meyil gibi bir
müşakele-i cinsiye için, ya kemal olduğu için seversin. Eğer Kemal ise,
başka bir sebeb, bir garaz lâzım değil. O bizzât sevilir. Meselâ; eski zamanda
Sahib-i Kemâlât İnsanları herkes sever, onlara karşı hiçbir alâka olmadığı
halde istihsankârane muhabbet edilir.
İşte Cenab-ı Hakk'ın bütün Kemâlâtı ve Esma-i Hüsnasının bütün
meratibleri ve bütün Faziletleri, hakikî Kemâlât olduklarından bizzât sevi-
lirler. "Mahbubetün Lizâtihâ"dırlar. Mahbub-u Bilhak ve Habib-i Hakikî