Page 8 - Türk Yurdu 387. sayı Kasım 2019(web için-kapaklı)
P. 8

rek üretimi ve ticaretini kontrolüne geçiriyor. Başkan Trump bunu, “Petrole ve dağıtımına artık biz sahibiz.”
           diyerek açıkça ilan ediyor.

              Görünüşe göre Washington, Kürt kartını Rusya’ ya kaptırmamakta kararlı. 30 km güneye çekilen Kürt-
           lerin petrol üzerinden ekonomik destek vererek siyasi statü kazanmalarını, ABD’ye bağlılıklarının ve silahlı
           varlıklarının sürmesini istiyor. Terör örgütü yöneticileri mırın kırın etseler de esasında buna razı durumda-
           lar. Çünkü Esad yönetimi, ülkenin büyük kısmında egemenlik sağlamış olduğundan ileride federal yapıya
           dönüşecek bir taviz verme niyetinde değil.

              Türkiye, Barış Pınarı Harekâtı’nda hedeflerinin tamamına ulaşamasa bile önemli bir başarı sağladı.
           Unutmamak gerekir ki operasyonu tüm Batılı ülkelerin, bu ülkelerin basın ve kamuoylarının, Arapların
           yoğun tepkilerine, Amerika’nın tehditlerine, ambargo uygulamalarına, Rusya’nın itirazına rağmen tek ba-
           şımıza yaptık. KKTC Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan kişinin akıl almaz hezeyanları, aleyhimizdeki ortamın
           ne kadar yaygın olduğunu göstermiştir.

              Aslında hem Washington hem de Kremlin, terör örgütünden daha ciddi bir direniş bekliyordu. Çatışma-
           ların uzayacağını, Türkiye’nin askerî ve ekonomik bakımdan zorlanacağını umuyorlardı. TSK’nin bir hafta
           zarfında aldığı sonuç, Türkiye’ye Beştepe ve Soçi görüşmelerinde ciddi bir destek sağladı. Macron, Merkel
           gibi siyasetçiler, Senatör Graham gibi fanatikler ne derlerse desinler, Suriye’de Türkiye’ye rağmen bir plan
           uygulanamayacağını, aklıselim sahibi herkes gördü.

              Ancak mevcut tabloyu, siyasi hesaplarla kesin bir zafer ilan etmeye kalkışmak çok yanlış olur. Çünkü
           kademeli tarzda kontrol altına almayı planladığımız 440 km genişliğindeki alanın yüzde 40’ında yani 140
           km genişliğinde ve 30 km derinlikte bunu sağladık. Bu operasyonun ana hedeflerinin başında gelen, ül-
           kemizdeki 2 milyon civarında Suriyeli sığınmacıyı bu kadar dar alana, ekonomik potansiyeli sınırlı olan,
           önemli bir yerleşim yeri bulunmayan bir bölgeye yerleştirmek mümkün değildir. Üstelik terör örgütü, Arap-
           ları bölgeden göçe zorlayarak nüfus yapısını değiştirirken itiraz etmeyen Batılı ülkeler, Türkiye’nin buralara
           ülkemizdeki sığınmacıların bir kısmını yani asıl sahiplerini getirmek istemesine karşı çıkıyorlar. Cumhurbaş-
           kanı Erdoğan’ın Batılıların bu bağnaz tavırlarını sürdürmeleri durumunda misafirimiz durumundaki dört
           milyondan fazla sığınmacının diledikleri ülkeye gitmeleri için sınırlarımızı açacağımızı ifade etmesi çok
           yerinde ve zamanında bir ikaz olmuştur. Tutumlarını değiştirmeyip adil ve makul bir çizgiye gelmemeleri
           hâlinde, dileriz gerekenler yapılır; Türkiye’nin yıllardır Avrupa’nın meccani sınır bekçiliği yapması durumu-
           na son verilir.

              Sığınmacıların sadece Tel Abyad ve Rasulayn’a değil başta Ayn el-Arap olmak üzere, göç etmek zorun-
           da kaldıkları yerlere dönmeleri, Türkiye’nin stratejik hedeflerinden biri olmalıdır. Bunu sağlamak için tüm
           imkânlarımızı ve gücümüzü seferber etmeliyiz. Suriye’nin sınır hattımız boyunca değiştirilen demografik
           yapısını eski hâline getiremediğimiz takdirde, 30 km’lik derinliğin fazla bir yararı olmaz; Adana Mutabakatı
           uygulanamayacağından ülkemize yönelik terör tehdidi sürekli hâle gelir.

              Rusya, her vesileyle Suriye konusunda tek yetkilinin Şam yönetimi olduğunu belirterek Türkiye’yi dolay-
           lı yollardan görüşmek yerine Şam ile resmen diyalog kurmaya teşvik ediyor.

              PKK/YPG’den boşalan alana Rusların desteğiyle yerleşen Şam Hükûmeti ile yeniden komşu olduk.
           Artık bu gerçeğin ışığı altında, Kremlin istediği için değil, kendi değerlendirmelerimizle politik bir manevra
           yapmamızın zamanı gelmiştir. Bu konuda daha fazla gecikilmesi durumunda, başka sorunlar yaşayabiliriz.
           İdlib meselesi, her an patlayabilecek bir bomba hâlinde kucağımızda duruyor. IŞİD lideri El Bağdadi’nin
           burada, Türkiye sınırına 7 km uzaklıkta bir kasabada öldürülmüş olması, İdlib’de hangi grupların olduğunu

               6
                                                                            SAYI 387 • KASIM 2019
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13