Page 205 - Münafığın Derin Karanlığı
P. 205

ad nan o k t ar (haru n  y ahy a)










                                              ADNAN OKTAR: "Cenab-ı Allah "Onların şehirlerde dönüp
                                           dolaşması seni aldatmasın" diyor. Münafıklar onunla sükse ya-
                                           parlar. İşte "Şuraya gittim, New York'ta kabak yedim", "Porte-
                                           kiz'de salatalık yedim". Ne fark eder, yani annenin evinde de

                                           onu yiyorsun, orada da aynısını yiyorsun. Kendileri öyle şeylere
                                           önem verdikleri için, insanların da çok önem vereceğini zan-
                                           nederler. Halbuki mümin Allah'a olan yakınlığı ile övünür, ima-

                                           nıyla, İslam'la Kuran'la övünür. Onlar da öyle boş işlerle sükse
                                           yapmaya kalkıyorlar." (A9 TV, 10 Şubat 2016)




                 hikmetle münafıkları yaratmış ve onlara 'şeytani bir zeka' vermiştir. Münafıkların
                 bu şeytani zekaları, 'Müslümanların Kurani aklı' karşısında her zaman için yenil-
                 meye mahkumdur. Bu münafık zekası, onlara ancak küçük ve sinsi oyunlar oyna-

                 mada ya da küfre kendilerini beğendirecek vasıflar kazanmada yardımcı olur. İşte
                 münafığın sahip olduğu bu zekayı kullandığı alanlardan biri de 'küfrün gözüne gi-

                 rebileceği şekilde kendisini yetiştirmesi'dir.
                     Herkesin çok iyi bildiği gibi, cahiliye kültüründeki insanların en çok önem
                 verdikleri, bir insanın 'tahsili, kariyeri, makamı, genel kültürü, bilgisi, modernliği,

                 konuştuğu yabancı diller, okuduğu kitaplar, bilgi sahibi olduğu fikir akımları,
                 gezdiği gördüğü yerler' gibi konulardır. İşte küfre kendisini beğendirebilme arzusu
                 içindeki münafık da, bu kriterlerin hiçbirini gözden kaçırmamaya çalışır. Müslü-

                 manlar arasında elde ettiği imkanlarla, kendisini bu yönlerde olabildiğince yetiştir-
                 meye ve 'küfrün ideal insan modeline' uygun hale getirmeye çalışır. Bu yüzden de
                 'genel kültürünü' artırmaya büyük özen gösterir.

                     İnkar edenler arasında işine yarayacağını ve onlar arasında kendisine itibar
                 kazandıracağını düşündüğü her türlü bilgiyi, genel kültürü öğrenmeye çalışır. Hayatı

                 boyunca belki de hiçbir zaman işine yaramayacak bilgilerle dolu kitapları ardı
                 ardınca okur. Müslümanların imkanlarından da istifade ederek, hem internet
                 üzerinden hem televizyondan hem de kitaplardan sürekli olarak bilgisini artır-

                 maya çalışır.
                     Elbette ki bir insanın genel kültürünü artırması, hemen her konuda bilgi

                 sahibi olması güzel birşeydir. Müslümanlar da genel kültürleriyle dikkat çeken
                 insanlardır. Ama onlar öğrendikleri tüm bilgi ve birikimi insanlığın hayrı için; iyi,
                 güzel ve doğru olan bilgilerin gün yüzüne çıkması için kullanırlar. Münafık ise tüm






                                                                                                             203
   200   201   202   203   204   205   206   207   208   209   210