Page 249 - Gizli El Bosna'da
P. 249

SONSÖZ: VAHfiET‹N FELSEFES‹                   247


             ve yeni hedefler belirlediler. Bu yeni yaklafl›m›n temelini ise, Bat› ve Do¤u me-
             deniyeti aras›nda do¤abilecek potansiyel bir çat›flma fikri oluflturmaktayd›.
             Buna göre önümüzdeki yüzy›l›n en belirleyici unsuru ‘medeniyetler aras› ça-
             t›flma’ olacakt›.
                  Bu teoriyi ortaya atanlar, ‘çat›flman›n kaç›n›lmaz oldu¤u ve ilerlemenin
             ancak çat›flma ile sa¤lanabilece¤i’ görüflünden hareket ediyorlard›. Oysa bu-
             nun büyük bir yan›lg› oldu¤unun en önemli ispat› savafllarla geçen yak›n geç-
             miflti. Çat›flma tarih boyunca insanl›¤a hep y›k›m ve tahribat getirmiflti.
                  Ancak bu fikri ortaya atanlar›n göz ard› ettikleri çok daha önemli bir
             gerçek daha vard›, teoriye göre çat›flma H›ristiyan ve ‹slam kültürü aras›nda
             yaflanacakt›. Oysa her ikisi de vahiy kaynakl› olan bu iki medeniyet aras›nda
             çat›flma yaflanmas›n› gerektirecek hiçbir nokta yoktur. Herfleyden önce ‹slam
             ahlak› çat›flmay› de¤il, bar›fl›, hoflgörüyü, tolerans› emreder. ‹slam ahlak›na gö-
             re farkl›l›klar bir tart›flma veya çat›flma unusuru de¤il, tam tersine bir çeflitlilik
             unusurudur. Allah, Kuran’da bize farkl› milletleri ve ›rklar› birbirleri ile tan›fl-
             malar› için yaratt›¤›n› bildirmifltir. (Hucurat Suresi, 13) Bununla birlikte ‹n-
             cil’de de sevgi ve bar›fl› öven çeflitli aç›klamalar bulunmaktad›r. Dolay›s›yla ‹s-
             lam ve H›ristiyan medeniyetleri aras›nda bir çat›flmaya neden olabilecek her-
             hangi bir gerekçe yoktur. E¤er bir mücadele söz konusu ise, bu da ancak din
             ahlak›n› yaflayanlar ile din ahlak›na karfl› olanlar aras›nda olabilir.
                  Buna ra¤men Bat› medeniyeti içindeki din karfl›t› unsurlar, H›ristiyan
             ve ‹slam dünyas› aras›nda bir çat›flma yaflanabilmesi için pek çok giriflimde
             bulundular. Ve t›pk› Bosna örne¤inde oldu¤u gibi, yaflanan çeflitli savafl ve ça-
             t›flmalar› da ‘medeniyet çat›flmas›’ olarak sunmak istediler. Bosna’da Müslü-
             man halk› hedef alan bir savafl yafland›¤›, savafl›n tam anlam› ile bir etnik te-
             mizli¤e dönüfltü¤ü reddedilemez bir gerçektir. Ancak bu Bat› dünyas› ile Müs-
             lümanlar›n savafl› de¤ildir. Seküler düzenin savunucular›n›n korumas› alt›n-
             daki S›rp faflistlerle Müslümanlar›n aras›nda yaflanan bir savaflt›r.
                  Savafl boyunca s›kça gündeme gelen, ‘Bosna savafl›n›n modern ça¤›n
             Haçl› Seferi oldu¤u’ yönündeki iddian›n da ayn› bak›fl aç›s› ile de¤erlendiril-
             mesi, bu tan›mlama yap›l›rken bu noktaya dikkat edilmesi gerekir. E¤er bu sa-
             vafl bir Haçl› Seferi olarak adland›r›lacaksa, unutulmamal›d›r ki bu Sefer
             Bat›n›n H›ristiyan kimli¤inden de¤il, seküler medeniyetinden kaynak bulmak-
             tad›r. Ç›k›fl noktas› ‹ncil de¤il, materyalist modernizm düflüncesidir. (Asl›nda
             I. Richard’›n seferi de "H›ristiyan" olmaktan çok "seküler"di. Akra kalesinin
             surlar›, "her tafl koparana bir alt›n" formülü ile y›k›lm›flt›.)
                  Dolay›s›yla e¤er yeni bir “Haçl› Seferi”nin varl›¤›ndan söz edilecekse,
             bunun H›ristiyanl›ktan de¤il, Bat›’daki seküler kültürden kaynakland›¤›n›
             bilmek gerekir. Çünkü medeniyetlerin, milletlerin ve bireylerin çat›flmas›
   244   245   246   247   248   249   250   251   252   253   254