Page 21 - My FlipBook
P. 21
(Bar kızları orta yerdeki masanın iskemlelerine otururlar. Otel Kâtibi giĢeden
çıkıp sağ yanlarına gelir. Sol tarafta da TaĢralı MüĢteri...)
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — Bittik, bittik. Ayağımıza kara su indi. Herkesin gözü
bizde... Oturacak yer yok... Koridorda dolaĢ dur!
OTEL KÂTĠBĠ — Ne olduğunu anlat!
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — Reis sordu: Sana hediye edilen mücevherden Ģüphelenmediniz
mi?
65
Ne diye ĢüphelenecekmiĢim dedim: hiçbir çeĢmeye, bize uzatılan el kadar desti
dizmezler. Ben, destilerin iyisini, kötüsünü, çatlağını, sağlamlığını ne
bilirim! Bana gelen, hırsız mı, Polis mi, sahtekar mı, tüccar mı, kaatil mi,
memur mu, nasıl ayırdedebilirim ben!..
OTEL KÂTĠBĠ — Kıyak cevap! BĠRĠNCĠ BAR KIZI — Reis, kaatil için, bara kaç kere
gelip gitti, dedi; dört beĢ kere, dedik. Dört beĢ kere karĢılaĢmakla bir
mücevher hediye edildiği görülmüĢ müdür, dedi; daha neler görülmüĢtür, sarhoĢluk
hali bu, çantamıza fındık faresi koyandan, elmas koyana kadar neler görülmüĢtür,
dedim. Sonra verdiği Ģey de öyle ahım Ģahım birĢey değil ki.. Eski zaman modası
bir iğne...
OTEL KÂTĠBĠ — Hepsi bu kadar mı?... ĠKĠNCĠ BAR KIZI — Yok canım!.. Asıl can
alıcı noktayı söylemiyor. Reis ona, mademki tutkundu, sana kalbini açmıĢtır,
demez mi? PeĢinden yağmur gibi sualler: Kendi yerine asılan masumun lâfını etti
mi, NiĢantaĢı cinayetiyle alâkalı göründü mü, vicdan azabına benzer bir hali var
mıydı?
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — Reis Bey, dedim: biz insanları dört beĢ kere görmekle değil,
dört beĢ yıl beraber yaĢamakla da tanıyanlayız. Bilme-raek, tanımamaktır bizim
sanatımız.. Kimse bize içini açmaz, biz de kimsenin içini kurcalamayız... Öbür
türlüsü iĢimize gelmez. (îkinci Bar Kızını gösterir) Öyle değil mi?
OTFL KÂTĠBĠ — Mesleğini bu kadar güzel anlatabilene aĢkolsun!.. (Ġkinci Bar
Kızını gösterir) Hocandan öğrendiğin belli.
66
ĠKĠNCĠ BAR KIZI — Bana da aynı müĢteriye beraber konsumasyon yapıyoruz diye
rolümü sormaz mı?
OTEL KÂTĠBĠ — Aman, bu güzel! Ne dedin?
ĠKĠNCĠ BAR KIZI — Bu kızın, yanından bir dakika ayrılmaz koruyucusuyum, dedim.
Kime karĢı diye sordular. Erkeklere karĢı diye cevap
verdim
OTEL KÂTĠBĠ — Anladılar mı bari?
ÎKĠNCĠ BAR KIZI — Erkek olurlar da anlamazlar mı?
TAġRALI MÜġTERĠ — (AfallamıĢ) Ben anlayamadım!..
OTEL KÂTĠBĠ — (TaĢralı MüĢteriye, îkinci
Bar kızını iĢaret ederek) Hanımefendi, tam bir erkek olduklarını anlatmak
istiyorlar...
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — Bir de iri siyah kareli ceket hikâyesi çıktı. Bara
geliĢlerinde, böyle bir ceket geçirmiĢ mi hiç sırtına?.. Görmediğimi söyledim.
ĠKĠNCĠ BAR KIZI — Sonra, ifadelerinden öğrendik. Kaatil, çocuğu hiç belli
etmeden, uzaktan uzağa kollamıĢ... Unutulan anahtarı kumar masasından alınca,
eĢini yaptırıp, eskisini kumarhanede bir köĢeye atmıĢ.. Cinayet günü de
apartmana girmiĢ, çocuğun annesini görmüĢ, beni oğlunuz gönderdi, siyah kareli
ceketini istiyor, demiĢ, almıĢ... Gerisi malûm...
ĠKĠNCĠ BAR KIZI — ĠĢi meydana çıkaran savcı, bir el atıĢta bülbül gibi söyletmiĢ
onu.. Elmasları da olduğu gibi bulmuĢlar... DöĢeme tahtasının altında... Kaatil,
yalnız bir tanesi eksik, filân bardaki artise verdim deyince, baĢımıza iĢte
bu belâyı sardılar.
67
OTEL KATĠBĠ — (Bar kızlarına) Ne belâsı, siz de!... Resminiz gazetelere geçiyor.
Daha ne istiyorsunuz?
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — Aman istemem, aman
istemem! Eksik olsun!...
(Çıngıraklı kapı.. Yeldirmeli Kadın.... Ġkinci çıngırak... Kapı kapanır.. Herkes
ona bakar. Yeldirmeli Kadın iki adım atıp durur.)
OTEL KÂTĠBĠ — (Yeldirmeli Kadına) Yine sen misin, hanım? Bu defa istediğin ne?..