Page 25 - My FlipBook
P. 25
YELDĠRMELĠ KADIN — (Birden baĢını kaldırıp haykırırcasına) Bize yirmi beĢ bin
lira mı veriyorsun? Emeklilik ikramiyenizi bize mi bırakıyorsunuz?
(Herkeste büyük hayret.. Yeldirmeli Kadın, elinde defter, apıĢmıĢ kalmıĢ...)
REĠS BEY — Ben size, yüksek sesle okuyun, haber verin, demedim!
76
YELDĠRMELĠ KADIN
mıyız?
Biz böylesine lâyık
(Sükût... Durak... DehĢet... Dadı, boynu bükük, döner kapıdan çıkmak üzere
yürür.)
REĠS BEY — (Arkasından Dadıya) Beni yanma almadan, dinlemeden mi gidiyorsun?
(Dadı cevap vermeden yürür. Çıngırak.. Uzun durak... Kapı açık...)
YELDĠRMELĠ KADIN — (Not defterini çantasına koyarak gayet mahcup ve rikkatli)
Allahaısmarladık, Reis Bey!
(Reis Bey, gözleri Dadının çıktığı noktada, cevap vermez. Açık kapıdan
Yeldirmeli Kadın da çıkar ve kapıyı kapatır. Çıngırak... Uzun durak.. Kimsede
hareket yok...)
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — (Reis Beye) Hayret, Ģu taĢ yürekli dadıya!.. Siz benim,
annemi, babamı kardeĢlerimi astırmıĢ, soyumu sop umu kurutmuĢ olsaydınız da, Ģu
son halinizi görseydim, yine herĢeyi bağıĢlardım.
REĠS BEY— (Bitik) BağıĢla kızım, hiç olmazsa sen bağıĢla!..
BĠRĠNCĠ BAR KIZ — Benim bağıĢlanıcak bir hakkım yok ki...
REĠS BEY — Üzerimde tek hakkı olmayan tek insan göremiyorum bu dünyada... Hiç
olmazsa sen bağıĢla!
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — Ailem, benim suçumu bağıĢlamadığı için bu yola düĢtüm ben...
REĠS BEY — Onları da bağıĢla! (Ġkinci Bar Kızma) Siz de bağıĢlayın!...
77
ĠKĠNCĠ BAR KIZ — Ben, bütün insanlıktan tiksiniyorum! Ben de bu dünyada
affedebileceğim tek insan göremiyorum!
REĠS BEY — Affı anlayınca, kendinizden baĢka her insanı mazur göreceksiniz.
ĠKĠNCĠ BAR KIZI — Hayır! Kimseyi mazur göremem! Biz, hepimiz, bütün düĢmüĢler,
evlerimizin, cemiyetimizin, dıĢımızdan gelen dürtüĢlerin kurbanlarıyız! Sonra da
onların hıĢmına uğ-ruyoruz! (Kendisini gösterir) Bakın, Ģu lise mezunu kıza! Onu
böyle mi görmeliydiniz? (Hızla döner, TaĢralı MüĢteri ile Köylü MüĢteri
tiplerini gösterir.) Bir de Ģu zavallılara bakın! Onlardan daha basit iki örnek
bulabilir misiniz? Biri, evinden kaçan kızını, kâh lanet okuyarak, kâh göz yaĢı
dökerek arıyor; öbürü de traktörden düĢüp felç geçiren kızma Ģifa bulduğu için
seviniyor. Sormalı!... (TaĢralı MüĢteriye) Kızını hangi sebep yüzünden
kaçırdığını düĢündün mü hiç?.. (Köylü MüĢteriye döner.) Sen de,ortahk ağarmadan,
canavarlara, inlere, cinlere karĢı traktörde masum bir kız çalıĢtırmanın
dehĢetini hiç duymadın mı? (Reis Beye Döner) Ya büyük Ģehirlerin çocukları,
kızları, babaları, anneleri?... Doğrusu ne, Ģimdi?... Babalar mı çocuklarını
bağıĢlamalı, çocuklar mı babalarını?... Galiba en doğrusu, çocukların,
babalarını asla affetmemesi... (Doğrulur, gözlerini Reis Beye diker.) Reis Bey!
Beni fahiĢeliğe çeken her tesiri eliyle ittikten sonra, düĢtüğüm için, babam
kovdu evden... Affedilmezlerden; onun için de affetmezlerden oldum.
Affetmiyorum!
REĠS BEY — ĠĢte bu halinizle affedebiliyor musunuz? Marifet onda!... Aynı
marifet babanıza da düĢüyor. BaĢaĢağı bir cemiyeti baĢ yukarı
78
edecek kudret, her tarafın birbirini'affetmesinde...
ĠKĠNCĠ BAR KIZI — Öyle mıncıklandım ki, erkeklerin elinde, kadınlığımı unuttum.
Cinsiyet değiĢtirecek kadar kin ateĢinde piĢtim.
REĠS BEY — Hep, affı bilmemenin açtığı mesafeler... Herkesi bu hale birbiri
getirdi. Herkes herkesi affetsin!...
TAġRALI MÜġTERĠ — (Reis Beye) Ben de mi affetmeliyim? Kızımın terbiyesinde benim
hiçbir suçum yok... Kaçan o...
REĠS BEY — (TaĢralı MüĢteriye) Sen de affetmelisin! Dönmesi için de affettiğini
bildirmelisin... Aklı erince, o da seni affetmeli... (Köylü MüĢteriye) Sana
gelince, affetmiyeceğin yalnız kendin!... Seni affedecek olanlar (Felçli Kızı
gösterir) affetmekten bile habersiz... Senin traktörden düĢürdüğünü, geceleyin