Page 22 - My FlipBook
P. 22
YELDĠRMELĠ KADIN — Yine Reis Bey!
OTEL KÂTĠBĠ — Eski çamlar bardak oldu artık... Reis Bey emekliye ayrıldı. ĠĢ
yok!..
YELDĠRMELĠ KADIN — Benim iĢim baĢka!...
OTEL KÂTĠBĠ — Reis Beyin otele uğradığı da
yok!....
YELDĠRMELĠ KADIN — Beklerim!
OTEL KÂTĠBĠ — BoĢuna beklersin!
YELDĠRMELĠ KADIN — (Kapı tarafında bir iskemleye yerleĢir.) Zaten boĢuna
bekliyorum.
(Çıngıraklı kapı. Felçli kız ve onu kolundan tutarak içeriye sokan köylü
müĢteri.. Ġkinci çıngırak.. Kapanan kapı.. Felçli kız tam sıhhat içinde yürür.
Gözler, üzerinde... Felçli bir kızla, Ģehirliye özenen köy dilberi kılığı...)
KÖYLÜ MÜġTERĠ — (Otel Kâtibine) Kızımı bugün taburcu ettiler. Hamdolsun hiçbir
Ģeyi kalmadı.
OTEL KÂTĠBĠ — (Köylü MüĢteriye) Tebrik
ederim. Pek sevindik. 68
TAġRALI MÜġTERĠ — (Köylü MüĢteriye) Oh, oh... ġükürler olsun!
BĠRĠNCĠ BAR KIZI — (Köylü MüĢteriye) Çok memnun oldum. Ne de cici kız!
ĠKĠNCĠ BAR KIZI — (Köylü MüĢteriye) Tam Ģafak vakti, kendin horul horul uyurken,
bir daha masum kızı traktöre bindireyim deme!
KÖYLÜ MÜġTERĠ — (Ġkinci Bar Kızına) Ne yapalım, abla; bizde iĢi kadın kısmı
görür. (Otel Kâtibine) Bize bu akĢam ikinci bir oda lâzım... Artık kız iyi oldu;
yanında kalamam... Yarın bakalım ne olur; memlekete mi döneriz, ne yaparız?
OTEL KÂTĠBĠ — ĠĢte o zor! Bütün otelde, ay-
. oda değil, tek boĢ yatak yok...
(Bütün baĢları döndüren sert bir çıngırak sesi...Kapı açılır ve öylece kalır.
Reis Bey... Kravatsız buruĢuk elbiseli... Bir iki adım atar, kalabalığı görünce
durur. Otel Kâtibi, ona doğru yürür, Yeldirmeli kadın doğrulur. Köylü MüĢteri,
felçli kızı bir iskemleye oturtur.)
OTEL KÂTĠBĠ — HoĢ geldiniz, Reis Bey!
REĠS BEY — HoĢ bulduk.. Beni arayan oldu
mu?
OTEL KÂTĠBĠ — Biraz evvel mübaĢir geldi.
Emeklilik muameleniz neticelenmiĢ... Sizi adliyeden istiyorlar.
REĠS BEY — Âlâ!...
YELDĠRMELĠ KADIN — (Ayağa fırlar) Reis Beyin vebalini Ģimdi emeklisi mi çekecek?
REĠS BEY — (Yeldirmeli Kadına) Evet hanım, o çekecek..
69
YELDĠRMELĠ KADIN — Yargıtay, oğluma verdiğiniz cezayı tasdik etti.
(Reis Bey cevap vermez. Nazarlar Yeldirmeli kadında...)
YELDĠRMELĠ KADIN — Oğlumu da bu sabah tımarhaneye kaldırdılar...
(Reis Bey donmuĢ.. Herkes dehĢette...) YELDĠRMELĠ KADIN — Ya evimizin hali?...
REĠS BEY — Ne yapabilirim, hanım, bana bir yol göster!
YELDĠRMELĠ KADIN — Yolu buraya kadar getiren kimse, o göstersin..
REĠS BEY — Beni niçin aramaya geldin?
YELDĠRMELĠ KADIN — Vicdan azabı çektiğinizi duydum. Çektiklerinizde benim de bir
payım vardır diye düĢündüm.
REĠS BEY—Ne olacak?
YELDĠRMELĠ KADIN — Zehiri verdiğiniz gibi, pan zehiri de vereceksiniz!
REĠS BEY — Yok ki vereyim... Olsa...
YELDĠRMELĠ KADIN — Var... Göstereceğim!..
REĠS BEY — Göster!
(Yeldirmeli Kadın susar. Tereddütlü gözlerlerle etrafını süzer. Uzak durak...)
REĠS BEY — Anlıyorum! Yabancılar seni rahatsız ediyor. Eskiden güya dürüstlüğümü
göstermek için seni herkesin yanında konuĢmaya davet etmiĢtim, ġimdi de
dürüstlük iddiasında ne kadar sahtekâr olduğumu belirtmek için aynı Ģeyi
istiyorum. Söyliyebilirsin! 70
REĠS BEY — Varsın, zor olsun... Ben istiyo-! Artık soyundum! Ġçimi herkes
görebilir.
(Yeldirmeli kadın, çantasından hızla bir kâğıt çıkarıp Reis Beye uzatır.)