Page 29 - My FlipBook
P. 29

KAATĠL — (Kümeye) Makinesi olan da ver-
             sin!
             (Kümeden biri ilerleyip ceketinin sol iç cebinden çıkardığı küçük tabancayı Reis
             Beye uzatır. Reis bey, bıçakları ceketinin sağlı
             88
             sollu iç ceplerine taksim ettikten sonra tabancayı alıp pantolonunun cebine
             yerleĢtirir. Sonra, ban koların üstüne çıkar. Ġskemleye kurulur. Herkes,
             afallamıĢ gözlerle ona bakıyor.)
             REĠS BEY — ġöyle karĢımda halka olun ba-I kalım; halka olun!
             (Dokuz tane bitirim yeri tipi, Reis Beyin karĢısında dizilirler. Kumarhane
             Garsonu Reis Beyin arkasına, sol yanma geçer. Kaatil sağ baĢa yalnız...)
             REĠS BEY — Çocuklar! Bu kürsüyü bana alay için hazırlayanın eline sağlık!.. Eski
             Reise yeni kürsü... ġimdi size öyle bir teklifte bulunacağım ki, ancak böyle,
             tepenizden bakan bir yere çıkmakla olabilir. Var mısınız teklifime?.. KAATĠL —
             Varız, Reis Bey! REĠS BEY — Bir çete kuracağızîReisiniz ben olacağım! (Sükût...
             Hayret tavırları... Durak...) REĠS BEY — Var mısınız? KAATÎL — Sen ne dersen
             varız! REĠS BEY — (Kaatile) Senin hastahaneden aldığın tecil .bitmek üzere,
             değil mi? KAATÎL — Tam üç gün kaldı. REĠS BEY — Gününde git, teslim ol! Birkaç
             hafta sonra da meĢrutî infaz hakkını kullan! Zindandan çık, bize katıl!
             KUMARHANE GARSONU — (Reis Beye) Meraktan çıldıracağız Reis Bey, çeteye
             gelelim!...
             REĠS BEY — (Ortaya) Bu çete bir dernektir. Cemiyetler kanununa göre kurulucak..
             Ve ne kadar hırsız, yankesici, dolandırıcı, kalpazan, kaatil,
             89
             ırz düĢmanı, zehir satıcısı, kumarbaz, serseri varsa, hepsine birden kapılarını
             açacak...
             KUMARHANE GARSONU — Ne derneği bu böyle?
             REĠS BEY — (Ortaya) Acıyanlar ve acmanlar derneği... Ġki taraf içice... Zaten
             ikisi de bir... Acımalıyız ki acınalım.. Onun için, hâkim, avukat, muharrir,
             profesör, tüccar, iĢçi, mühendis, doktor, sanatkar, her meslekten bizi
             kucaklıyanlara buyurun diyeceğiz Buyurun; acımayı, acımaya eriĢmeği cemiyete
             baĢlı baĢına Ģifa kabul edenler, kadromuzda birleĢsin!.. Ġnsanlığa yeni kurtuluĢ
             yolu..
             KAATĠL — Ne iĢ göreceğiz bu dernekte biz?
             REĠS BEY — (Ortaya) Kaatilin tezgâhtar, hırsızın kasadar, dolandırıcının
             tahsildar olacağı iĢlere verileceksiniz. Bu dâva uğrunda, mağaza mağaza, fabrika
             fabrika, yazıhane yazıhane, gezip dolaĢacağım. Saklı parayı çarpan yankesici,
             bakalım açıkça eline teslim edilene ne yapar? Korunanı vuran kaatil, görelim,
             bağrını açanlara neyler?.. ġüphe usulünün beslediği kötülük, itimat sistemi
             önünde büsbütün mü Ģahlanır, dize mi gelir? Görelim!... (Durak, bakınma) Ben
             diyorum ki, bu gemiyi devrilmekten kurtarmak için, yalpa ettiği tarafa abanmak
             lâzımdır. Ancak, bu türlü, kötülükleri bir taraftan öbür tarafa aktarabiliriz.
             Ne dersiniz çocuklar?
             (Sükût... Durak...)
             REĠS BEY — Biliyorum; doktor reçetesi gibi birĢey, bu lâflar... Siz de doktor
             değil, hastasınız!  de dalgın yatan Ģuursuz hasta... Öyleyse ni-
             oyluyorum bu lâfları? AnlaĢılmayacak olduktan apnra?...
             90
             KAATĠL — Pekâlâ anlıyoruz. Anlamamak da anlıyoruz.
             REĠS BEY — ĠĢte onun için söylüyorum. Anlamadan sezmeniz, bilmeden duymanız,
             görmeden kapılmanız için söylüyorum. En derin anlayıĢ budur. Kim anlamıĢ ki, siz
             anlamayasmız? Onun için, üniversite kürsüsünde değil, bitirim yeri kahve
             ocağında konuĢuyorum. Hastalıktan doktorluğa, cahillikten bilgiye geçince, en
             iyi hekim, en üstün âlim siz olacaksınız! ġimdilik iĢin yalnız alfabesini
             öğrenin; ilerisi okunmadan ezberlenecek cilt cilt kitap...
             KAATĠL — (Heyacanh) Öğret Reis Bey!...
             REĠS BEY — Gidin; akĢamları, yamru yumru evlerin yılankavi sınırladığı kuytu
             mahallelerde dolaĢan, oralarda, sokak ortalarında ağlayan çocuklar göreceksiniz;
             onlardan ağlamayı öğrenin!... Hastahane önlerinde, adliye koridorlarında,
             hapishane kapılarında, yazıhane eĢiklerinde, maden kuyularında, tarla
             hendeklerinde... Daha nerelerde nerelerde?... Kansızlıktan kurumuĢ bir insanlık
   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34