Page 33 - My FlipBook
P. 33
YANKESĠCĠ — Baba! (Eliyle uzunluk iĢareti yapar.) Nah, bu kadar fareler
arasında, aç susuz, sigarasız ne yapayım?
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Geber!...
YANKESĠCĠ — Geberdik zaten!
HAPĠSHANE MÜpÜRÜ — Onun için böyle, iĢlemeli kazaklar içinde, iki dirhem bir
çekirdeksin, değil mi? Ben devletin yerinde olsam senin gibileri flütle
kuruturum.. Hem arama yapılırken, üstündeki sustalıyı savcının cebine koy, hem
de hücre cezasından, karĢıma geç, sızlan! Dur bakalım, baĢına daha neler
gelecek? Bir hüküm daha ye de gör!
YANKESĠCĠ — Ne gelirse gelsin," baba; ama sen beni o zift kuyusundan çıkar! On
gündür içerdeyim.
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Günleri nasıl sayabildin karanlıkta?
YANKESĠCĠ — Gardiyan babalar sağ olsun!.. Kerem et, babacığım!
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — DüĢünürüz. (Sahte Hâkime) Gelelim size, Sahte Hâkim Bey!
Marifetine devam etmek için izin istiyormuĢsun...
SAHTE HÂKĠM — Evet efendim!
100
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ - Bir dilekçe için elin Âdem Babasından on beĢ liralık arpa
kâğıdını alırsın da ne yüzle izin istersin?
SAHTE HÂKĠM — Bir Temyiz lâyihası on beĢ liradan aĢağıya yazılır mı efendim?
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Lâyiha dediğin, baĢtan savma üç beĢ satır... Utanmaz mısın?
Yargıtay ne der bu saçmalığa?
SAHTE HÂKĠM — Efendim; ben sahte hâkimim ama, bulunduğum mahkemelerde verdiğim
hükümleri yargıtay hep tasdik etti.
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Sahte Hâkim, o zaman doğru hüküm vermiĢ.. Bir de kendi
hakkında hüküm versene!
SAHTE HÂKĠM — Kendimi, ağır Ceza Reisi olmaya lâyık görüyorum!
(Karaborsacı ve Yankesici, gülümser. Memur ve Adem baba, apacı bir somurtuĢ
içinde.. Hapishane Müdürü hissiz...)
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — (Sahte Hâkime) Birazdan gerçek Ağır Ceza Reisini görürsün! O
da senin özendiğin makamı bırakıp, eroin çetesi reisliğini tercih etti. (Adem
Babaya döner.) Ne o? Yine dövüyorlar mı seni?
(Âdem Baba, çenesini buruĢturup çocuk gibi ağlamaya baĢlar.)
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Kes sesini, berduĢ! (Ġkinci Gardiyana) Nedir çektiğimiz bu
yarı delilerden?... Tımarhaneye göndeririz almazlar, tahliye ederiz, akĢama yine
damlarlar. BaĢımızın belâları!...
101
(Kapı açılır. Reis Bey... Arkasında elinde bir dosya ve bir kâğıt, Birinci
Gardiyan.. Hapishane Müdürü Reis Beyi görür.)
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — (KarĢısındakilere pencerenin önünü göstererek) ġöyle geçin;
Reis Bey geliyor!
(Hapishane tipleri, Müdür masasının sol tarafına geçerler. Reis Bey ağır ağır
yürüyüp Hapishane Müdürünün karĢısında durur. Birinci Gardiyan dosyayı ve
üstündeki kâğıdı, Müdürün önüne koyar.)
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — (Gözleri Reis Beyde) Safa geldiniz Reis Bey!
(Cevap yok....)
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Tenezzül buyur-muyor musunuz cevap vermeğe?
(Cevap yok....)
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — (Birinci Gardiyana) Kim getirdi sanığı?
BĠRĠNCĠ GARDĠYAN — Ġki sivil memur..
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Neredeler?..
BĠRĠNCĠ GARDĠYAN — Koridorda.. Ġmza bekliyorlar.
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — (Dosyanın kapağı. üzerindeki kâğıdı imzalayıp uzatır.) Al,
götür!..
(Birinci Gardiyan, elinde kâğıt, çıkar. Hapishane Müdürü dirseklerini masaya ve
ellerini çenesini dayamıĢ, Reis Beye bakıyor. Ġkinci Gardiyan ue hapishane
tipleri de aynı dikkatte...) 102
HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — (Eliyle sol tara-fındakileri göstererek) KoğuĢ
arkadaĢlarınız... Saf olmuĢlar, sizi bekliyorlar... Takdim ederim!
(Reis Bey o tarafa bakmaz, cevap vermez. U-
zun durak...)