Page 31 - My FlipBook
P. 31

(iki polis, arkalarında tabanca '- *-?" üç polisle beraber sıranın önüne geçip
             iki baĢtan aramaya koyuldular. Sivil komiser, yanında bir polis, Reis Beye
             döner.)
             REĠS BEY — (Sivil Komisere) Siz zahmet etmeyin! Ben üzerimdekileri çıkarayım...
             (Reis Bey, sivil komiserin cevap vermesini beklemeden, elini cebine atar ve
             silâhları yanındaki masının üstüne bırakmaya baĢlar.)
             REĠS BEY — (Tek tek bırakırken) Bıçak... Sustalı... Saldırma... Falçeta..
             Kama...
             SĠVĠL KOMĠSER — Vay canına!... Ġhtiyar kurda bak!... Silâh deposu mübarek...
             REĠS BEY — (Arka cebindeki tabancayı çıkarıp masaya koyarken) Bir tane de
             tabanca..
             SĠVĠL KOMĠSER — (Reis Beye) BaĢka?... BaĢka ne var üstünde?
             94
             REĠS BEY — Hiçbir Ģey! Size yarar birĢey yok...
             (Sivil Komiser, tabancasını cebine atıp, iki elini birden Reis Beyin ceket
             ceplerine daldırır. Sağ eliyle, Reis Beyin sol ceket cebinden küçük bir paket
             çıkarır. Paketi, üstünden tırnağiyle yırtıp bakar.)
             SĠVĠL KOMĠSER — (Avaz avaz) Eroin!!!
             (Sıradaki polisler baĢlarını çevirip bakarlar. Bitirim yeri tipleri de bakar.)
             SĠVĠL KOMĠSER — Bitirim yeri derken tam da düĢmüĢüz eroin çetesinin üstüne!...
             (Tabancasını çekip Reis Beye çevirir.) Uzat ellerini, Reis Bey!...
             (Reis Bey dimdik...)
             — IĢıklar kararır —
             95
             TABLO VI
             [Hapishane Müdürünün odası... Aynı...]
             (Masasında Hapishane Müdürü... KarĢısında kaatil ve onun yanında Birinci
             Gardiyan.. Müdür, önündeki dosyaya bakıyor. BaĢını kaldırıp gözlerini Kaatile
             diker.)
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Hayır ola!... Üç gün evvel mi geliyorsun? Biz senin, ancak
             yakalanarak getireleceğini sanıyorduk.
             KAATĠL — Kendim geldim, Müdür Bey!
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Ya neden üç gün ' evvel geliyorsun?
             KAATĠL — Cezaevine dönüĢ yaklaĢınca sıkıntı da yaklaĢıyor. Bir an evvel döneyim
             tahliye hakkımı kazanayım, dedim.
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Ha, Ģu meĢruten tahliye!... Bakalım iyi not alabilecek misin?
             KAATĠL — Sayenizde alırım.
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Seni yine BeĢinci kısma veriyorum. KoğuĢu idare edersin!
             Dikkat et; efeliğe paydos! En küçük sızıltı duymıyayım.. Hela duvarlarına kadar,
             her taĢının not alıp bana rapor ettiğini bilirsin!
             KAATĠL — Merak etmeyin, Müdür Bey!
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — BeĢinci Kısımda her soydan tutuk ve hükümlü var... Âdem
             Babalardan milyonerlere kadar... Adamına göre, usta-
             96
             ca idare etmelisin! Hele Ģu meĢhur Reis Bey var ya...
             KAATĠL — (Heyecanlı) Evet, biliyorum!
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Ne biliyorsun?
             KAATĠL — Gazetelerde okudum.
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — ĠĢte o!... Sekiz sütuna veriyor gazeteler... Belki o da gelir
             BeĢinci Kısma... Dikkatli olmak lâzım...
             KAATĠL — Tevkif edilmiĢ mi?
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Bilmiyorum. Her halde edilir. (Dikkat edası) Senin Reis Beyle
             ne alâkan var? Kurcalamana sebep ne?
             KAATĠL — Hiç efendim!
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Yoksa onunla teĢerrüf etmek için mi üç gün evvel teĢrif
             ettin?
             KAATĠL — Aman efendim!
             HAPĠSHANE MÜDÜRÜ — Gözünü dört aç! HerĢeyin haberini saniyesi saniyesine
             almalıyım! Haraç, eroin, esrar, kumar yok! Birinde ĢiĢ, bıçak gibi birĢey çıksın
             da göreyim... Yeri köstebek gibi oyacak, hiçbir yerde zula bırakmıyacaksm!..
             KAATĠL — Peki efendim!...
   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36