Page 30 - Efsane
P. 30

tıktım. Fırladım. Serseri kurşunlardan biri kolumu sıyırdı ve keskin bir acı
               hissettim. Neredeyse çıkışa varmak üzereydim.

               Merdiven boşluğu kapısından dışarı fırlarken bir alarm ötmeye başladı.
               Merdiven boşluğundaki bütün kapılar içeriden kilitlenirken bir dizi klik sesi

               geldi. Kapana kısılmıştım. Askerler hâlâ kapılardan gelebilirdi ve bu durumda
               dışarı çıkamazdım. Laboratuvarın içinden bağrışmalar ve ayak sesleri geliyordu.
               Biri bağırdı: “Vuruldu!”

               Gözlerim merdiven boşluğunun alçı duvarlarındaki küçük pencerelere kaydı.

               Merdivenlerden ulaşabilmem için fazla uzaktalardı. Dişlerimi sıkıp ikinci
               bıçağımı da çıkardım, şimdi iki elimde de bıçak vardı. Alçının yeterince
               yumuşak olduğunu umup merdivenlerden duvara doğru atıldım.

               Bıçaklarımdan birini doğruca alçıya sapladım. Yaralı kolumdan kan fışkırdı,
               acıdan haykırdım. Fırlama noktam ile pencere arasında asılı durmuş

               sallanıyordum. Elimden geldiğince kuvvetli bir şekilde ileri geri hareket ettim.

               Alçı açılmaya başladı.


               Arkamdan laboratuvar kapısının savrularak açıldığını ve askerlerin dışarı
               koşuşturduklarını duydum. Kurşunların kıvılcımları her yerimdeydi. Pencereye
               doğru sallanıp duvara sapladığım bıçağı bıraktım. Cam paramparça oldu, tekrar
               dışarıdaydım ve zemin kata bir meteor gibi düşüyor, düşüyor ve yine
               düşüyordum. Uzun kollu gömleğimi yırtarak çıkardım ve aklımda düşünceler
               vızıldarken arkamda paraşüt gibi şişirdim. Dizlerimi kırdım. Önce ayaklar.

               Kaslar gevşek. Ayak ucuyla yere çarp. Yuvarlan. Yer üzerime geliyordu.
               Kendimi buna hazırladım.

               Çarpışmanın etkisiyle ciğerlerimdeki hava boşaldı. Dört kere yuvarlanıp sokağın
               öbür ucundaki duvara çarptım. Orada bir an için gözlerim görmez halde,

               çaresizce yattım. Yukarıdan, üçüncü katın penceresinden gelen kızgın sesleri
               duyabiliyordum. Askerler alarmı devre dışı bırakmak için tekrar laboratuvara
               girmek zorunda kalacaklardı. Duyularım tekrar keskinleşmeye başladı, şimdi yan
               tarafımdaki ve kolumdaki acıyı çok iyi hissedebiliyordum. Doğrulmak için diğer
               kolumdan destek aldım ve acıyla yüzümü buruşturdum. Ciğerim zonkluyordu.
               Sanırım kaburgalarımdan bîrini çatlatmıştım. Ayağa kalkmaya çalışınca bileğimi
               burktuğumu fark ettim. Sanırım diğer etkileri adrenalinin etkisiyle henüz

               hissedemiyordum.
   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35