Page 31 - Efsane
P. 31
Binanın köşesinden bağrışmalar geliyordu. Düşünmeye kendimi zorladım. Şu
anda binanın arka tarafındaydım ve arkamda karanlık sokaklar kollara
ayrılıyordu. Topallayarak gölgelere doğru ilerledim.
Omzumun üstünden baktığımda, bir grup askerin düştüğüm yere
koşuşturduğunu, kırık cam parçalarını ve kanı işaret ettiklerini gördüm.
İçlerinden biri daha önce gördüğüm, Metias isimli genç yüzbaşıydı. Adamlarına
etrafa dağılmalarını söyledi. Adımlarımı hızlandırıp acımı bastırmaya çalıştım.
Siyah kıyafetim ve saçlarım karanlığın içinde kaybolsun dîye omuzlarımı eğdim.
Gözlerimi yerden kaldırmadım. Bir kanalizasyon kapağı bulmam gerekiyordu.
Görüşüm bulanıklaşmaya başlamıştı. Elimi kulağıma koyup kan geliyor mu diye
kontrol ettim. Henüz bir şey yoktu, bu iyiye işar etti. Birkaç saniye sonra,
caddede bir kanalizasyon kapağı gördüm. Ofladım ve yüzümü kapatan siyah
mendili düzeltip kapağı kaldırmak için eğildim.
“'Eller yukarı. Olduğun yerde kal."
Arkamı dönünce karşımda Metias’ı, hastanenin girişindeki genç yüzbaşıyı
gördüm. Silahını doğrudan göğsüme doğrultmuştu fakat ateş etmemesine
şaşırdım. Elimdeki bıçağı sıkıca tutuyordum. Bakışlarında bir farlılık sezdim,
beni, hastanede tökezliyor numarası yapan çocuğu tanıdığını biliyordum.
Güldüm, artık gerçekten tedavi edilmesi gereken bir sürü yaram vardı.
Metias gözlerini kıstı. "Ellerini kaldır. Hırsızlık, vandallık ve izinsiz giriş
suçlarından tutuklusun.’’
"Beni canlı yakalayamayacaksın.”
"Eğer istersen seni büyük bir mutlulukla ölü yakalayabilirim.” Daha sonra
olanlar bulanıktı. Metias’ın ateş etmeden önce gerildiğini gördüm. Bıçağımı
bütün gücümle ona doğru fırlattım. Henüz ateş edemeden bıçağım omzuna
hızlıca saplandı ve Metias pat diye sırtüstü düştü. Ayağa kalkıp kalkmadığını
görmek için beklemedim. Eğilip rögar kapağını kaldırdım, sonra da merdivenden
karanlığa indim. Kapağı tekrar yerine çektim.
Artık yaralarım kendini iyice hissettiriyordu. Tökezleyerek kanalizasyonda
ilerledim. Görüşüm odağını kaybedip duruyordu, bir elimi sıkıca yanıma
bastırdım. Duvarlara değmemeye dikkat ediyordum. Aldığım her nefes canımı
yakıyordu. Bir kaburgam kesinlikle çatlamıştı. Hangi yönde gideceğimi